|
Üç İsimli Köy :
ŞİRİNCE
Önce Büyükada'da zannediyorsunuz kendinizi
zakkumları görünce. Sonra birden beliriveriyor yeşil deniz içinden
Şirince. Doğaya bağdaş kurmuş beyaz evler Safranbolu'yu anımsatsa da;
aslanağzı, gülhatmi, nar çiçeği ve daha nice rengarenk çiçekler,
kendilerine özgü şarkılarını koro halinde söylüyorlar. Burası Şirince,
Burası Şirince..... O zaman tamam diyorsunuz. Tamam. Burası Şirince.
Hani televizyonlarda izlediğimiz, gazetelerde okuduğumuz, gitmek isteyip de gidemediğimiz ama kafamızın bir yerinde, kalbimizin derinliğinde kalan bir güzellik. Yıldırım aşkına
tutulacak kadar güzel. Kusursuz. Mükemmel. Çarpıcı.....
Işıklar yandı mı, köyün geceleri bir başka güzelleşiyor. Doğa, o gizemli havasına bürünüyor. Arnavut kaldırımı sokaklar, yüklerini sırtlarından atmanın rahatlığı
içinde uykuya dalarken; şarap içilen mekanlarda yaşamın keyfi çıkarılıyor. Ölçülü, saygılı, edepli.....
KISA TARİHÇESİ
Eldeki bazı kaynaklara göre yüzyıl kadar önce Şirince 4-5 bin nüfuslu önemli Rum yerleşimiydi. Köyün Kırkıca olan eski adı Rumların telaffuzu ile Kirkince'ye dönüşmüş.
Türkler ise Çirkince diyorlarmış. 1930'larda İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa Şirince'ye çevirtmiş. Öyle de kalmış. Doğrusu bu ad yakışmış da.....
Şirince eski kaynaklarda "Dağdaki Efes" (Eski Efes) olarak anılıyor. Bu bilgi köyün çok eski bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor. Köyün kuruluşuna ilişkin
rivayet muhtelif. Derebeyin yanında çalışan köylülerden bir gurup, azad edilmeleri ve kendilerine bugünkü Şirince (Eski adıyla Kırkıca) köyü ve çevresinin verilmesini isterler. Bunun üzerine bey sorar: "Yerleşeceğiniz yer güzel mi ?", köylüler beyi yanıtlamak
için çirkince derler.....
Yine eldeki kaynaklara bakılırsa, Şirince XIX. yüzyılda Osmanlı yönetiminde 1800 haneli bir Rum köyüymüş. 1923-1924 Türk-Yunan nüfus mübadelesinde (değişiminde) köy boşalmış.
Kavala bölgesinden gelen mübadiller yerleştirilmiş. Cumhuriyet döneminde ise kentlere göç nedeniyle nüfus azalmış.....
Şirin beldenin bir ilkokulu, bir camisi var. Biri ruhlara zenginlik katıyor, diğeri körpe beyinlere doğru bilgileri aktarıyor. Sağlık ocağı da belli ölçülerde hizmet
veriyor halka.
Mübadelede Yunanistan'a ailesiyle birlikte göçmek zorunda kalan Yunanlı yazar Dido Sotiriou'nun çocukluk yıllarının bir bölümü Şirince'de geçtiğinden; yazar unutamadığı
o günleri "BENDEN SELAM SÖYLE ANADOLU'YA" adlı kitabında dile getirmiş. Osmanlı son döneminde Aydın'da dünyaya gelen yazar Abdi İPEKÇİ barış ödülü'nü, dünyaca tanınmış bir kitabıyla kazanmıştır.
Şirince'yi tanıtan yazımız, Araştırmacı Yazar Sayın Ayhan İLTER'in "UŞAK LIFE" dergisinde çıkan makalesinden; hiçbir ticari kaygı gözetilmeksizin, sadece yöremizin
tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla alınmıştır.
|